Ekonomi notları yazmayı çoktandır düşünüyordum.
dünya ekonomisi ile Türkiye ekonomisi arasındaki ilişkiler, güncel ekonomik olgular ya da olaylar, ekonomik kavramların gelişimi ve ekonomik gerçeklikler arasındaki ilişkiler, ekonomiyi oluşturan etmenler, "mikro" ve "makro" ekonomi kurallarının bugünkü görünüşleri, "ekonomi politik"in tarih içinde yaşadığı değişimler, haklarında notlar yazmak istediğim bazı konulardır.
bugünün önemli ekonomik konuları arasında, "para politikaları", "işsizlik", "dışalım ve dışsatım dengeleri", "bütçe konuları", "devletçilik", "tarım üretimi ve tarımın modernleştirilmesi", "mal, işgücü ve para piyasaları", "bankacılık, faiz ve faiz politikaları", "para ve mal borsaları", "ücretler", "sanayi ve tarım üretiminde artı-değer kavramı" gibi konular vardır.
ekonomi biliminin bugünkü gelişme düzeyi, ekonomik sorunların bazılarının aşılmasına neden olmuş, yönetici sınıfların ekonomi bilimini kullanmaları ve ekonomi biliminin önerilerini uygulamaları ile, bir çok ülkede ekonomik sorunlar azalmıştır.
ama, Birleşmiş Milletler, hâlâ, dünyada yaygın bir "yoksulluk" olduğunu duyuruyor, Dünya Bankası da, "yoksulluk" sorununun dünyadaki yaygınlığının kaygılandırıcı derecede olduğunu duyuruyor. dünyada, 1 Milyar'ı aşkın sayıda insanın "yoksul" olduğu duyuruluyor.
demek ki, ekonomi bilimi açısından, hâlâ en önemli sorun "yoksulluk"tur. 18. ve 19. Yüzyıl ekonomistleri de, "yoksulluk"u en önemli ekonomik sorun olarak görüyorlardı. 20. Yüzyıl'daki devrimler, savaşlar, ve ekonomik birliklerin kurulması -Avrupa Ekonomik Topluluğu gibi-, "yoksulluk"a yönelik reaksiyonların da sonucu olarak yaşanmıştı.
Türkiye ekonomisindeki önemli sorunlar arasında, "yoksulluk" vardır, ama, buna bağlı ya da bunu yaratacak biçimde kavramak gereken olgular vardır, "işsizlik", "sanayi üretiminde gerileme", "tarım gelirlerinde azalma", "köyler ile kentler arasındaki farklar", ve başka ekonomik olgular, "yoksulluk"a neden oluyor ya da "yoksulluk"tan kaynaklanıyorlar.
ekonomi ile ilgili notlar yazarken, dünya ekonomisinin ülke ekonomilerine nasıl bağlandığını da anlamak gerekir. IMF, Dünya Bankası, uluslararası bankalar, çok uluslu şirketler, dünya ekonomi haritası içinde ülke ekonomilerinin yeri gibi dünya ekonomisi etmenleri ile ülke ekonomilerinin ilişkilerini anlamak ve anlatmak, ekonomistlerin ödevidir.
Türkiye'nin ekonomi tarihini araştırırken neler keşfettiğimi, neler okuduğumu, neleri anladığımı da yazmak istiyorum notlarımda.
Aristoteles'ten Karl Marx'a, Epikuros'tan Engels'e, ekonomi yazarlarının yazdıklarını da, notlarımda hatırlatırım, Braudel gibi ekonomi tarihçilerinin eserlerinden, Wallerstein ve Samir Amin gibi ekonomi araştırmacılarının yazdıklarından yararlanırım notlarımda.
hem tarihsel ekonomileri, hem de güncel ekonomik olguları tartışırım notlarımda.
SİNAN ÖNER
dünya ekonomisi ile Türkiye ekonomisi arasındaki ilişkiler, güncel ekonomik olgular ya da olaylar, ekonomik kavramların gelişimi ve ekonomik gerçeklikler arasındaki ilişkiler, ekonomiyi oluşturan etmenler, "mikro" ve "makro" ekonomi kurallarının bugünkü görünüşleri, "ekonomi politik"in tarih içinde yaşadığı değişimler, haklarında notlar yazmak istediğim bazı konulardır.
bugünün önemli ekonomik konuları arasında, "para politikaları", "işsizlik", "dışalım ve dışsatım dengeleri", "bütçe konuları", "devletçilik", "tarım üretimi ve tarımın modernleştirilmesi", "mal, işgücü ve para piyasaları", "bankacılık, faiz ve faiz politikaları", "para ve mal borsaları", "ücretler", "sanayi ve tarım üretiminde artı-değer kavramı" gibi konular vardır.
ekonomi biliminin bugünkü gelişme düzeyi, ekonomik sorunların bazılarının aşılmasına neden olmuş, yönetici sınıfların ekonomi bilimini kullanmaları ve ekonomi biliminin önerilerini uygulamaları ile, bir çok ülkede ekonomik sorunlar azalmıştır.
ama, Birleşmiş Milletler, hâlâ, dünyada yaygın bir "yoksulluk" olduğunu duyuruyor, Dünya Bankası da, "yoksulluk" sorununun dünyadaki yaygınlığının kaygılandırıcı derecede olduğunu duyuruyor. dünyada, 1 Milyar'ı aşkın sayıda insanın "yoksul" olduğu duyuruluyor.
demek ki, ekonomi bilimi açısından, hâlâ en önemli sorun "yoksulluk"tur. 18. ve 19. Yüzyıl ekonomistleri de, "yoksulluk"u en önemli ekonomik sorun olarak görüyorlardı. 20. Yüzyıl'daki devrimler, savaşlar, ve ekonomik birliklerin kurulması -Avrupa Ekonomik Topluluğu gibi-, "yoksulluk"a yönelik reaksiyonların da sonucu olarak yaşanmıştı.
Türkiye ekonomisindeki önemli sorunlar arasında, "yoksulluk" vardır, ama, buna bağlı ya da bunu yaratacak biçimde kavramak gereken olgular vardır, "işsizlik", "sanayi üretiminde gerileme", "tarım gelirlerinde azalma", "köyler ile kentler arasındaki farklar", ve başka ekonomik olgular, "yoksulluk"a neden oluyor ya da "yoksulluk"tan kaynaklanıyorlar.
ekonomi ile ilgili notlar yazarken, dünya ekonomisinin ülke ekonomilerine nasıl bağlandığını da anlamak gerekir. IMF, Dünya Bankası, uluslararası bankalar, çok uluslu şirketler, dünya ekonomi haritası içinde ülke ekonomilerinin yeri gibi dünya ekonomisi etmenleri ile ülke ekonomilerinin ilişkilerini anlamak ve anlatmak, ekonomistlerin ödevidir.
Türkiye'nin ekonomi tarihini araştırırken neler keşfettiğimi, neler okuduğumu, neleri anladığımı da yazmak istiyorum notlarımda.
Aristoteles'ten Karl Marx'a, Epikuros'tan Engels'e, ekonomi yazarlarının yazdıklarını da, notlarımda hatırlatırım, Braudel gibi ekonomi tarihçilerinin eserlerinden, Wallerstein ve Samir Amin gibi ekonomi araştırmacılarının yazdıklarından yararlanırım notlarımda.
hem tarihsel ekonomileri, hem de güncel ekonomik olguları tartışırım notlarımda.
SİNAN ÖNER