1
Türkiye, daha Osmanlı Devleti'nin son döneminde, Tanzimat reformlarının ardından sanayileşmeye başlamıştı. İzmir'de, Çukurova'da -Adana ve Mersin çevresinde-, Kocaeli'nde, İstanbul çevresinde, büyük atölyeler ve fabrikalar kurulmaya başlanmıştı. Osmanlı devletinin son yıllarında, Osmanlı sanayi işçileri sendikalar kurmaya başlamış, "Amele Birlikleri" kurulmuş, hatta bazı sanayi işçileri de, İştirakçi Hilmi'nin liderliğinde Osmanlı Sosyalist Fırkası'nda bir araya gelmişlerdi.
Osmanlı sanayisinde, daha çok dokuma sanayii, tütün işleme sanayii, maden işleme sanayii, gıda sanayii gibi sanayi alanlarında gelişmeler olmuştu. ama, Osmanlı devleti, önce Balkan Savaşı'na, sonra da Birinci Dünya Savaşı'na katılınca, Osmanlı sanayii de geri kaldı, hatta bir çok atölye ve fabrika savaş koşullarında zararlar gördü, çoğu da kapanmak zorunda kaldı.
ama, sonra, Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarında, ve sonra da, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilânı ardından, bir çok yeni atölye ve fabrika açıldı. halk, sanayide ve tarımda yenilikler yapılması için çaba harcadı.
2
Türkiye sanayii, 1923'de Cumhuriyet'in ilânı ardından, İkinci Dünya Savaşı yıllarına kadar, kısa bir sürede gelişti, Türkiye'nin her tarafında büyük atölyeler ve fabrikalar kuruldu. "devletçi ekonomi" döneminde, açılan atölyelerin ve fabrikaların çoğu, devletin himayesinde ve devletin sanayi teşkilâtlarının çabaları ile kuruldu. Türkiye'nin başlıca sanayi bölgeleri de, Osmanlı dönemindeki gelişmeleri sürdürecek biçimde oluşmuştu. İstanbul çevresi, Kocaeli, İzmir, Adana-Mersin çevresi, Eskişehir, Kayseri gibi sanayi bölgeleri oluşmuştu.
1923'de, İzmir İktisât Kongresi'nde halkın temsilcileri, Mustafa Kemal Paşa liderliğinde bir araya gelmişlerdi. İzmir İktisât Kongresi'nde alınan ekonomik kararlar, toplantıların sonuçları, sonraki ekonomik faâliyetleri tâyin etmişti, sanayileşme çabaları da, İzmir İktisât Kongresi'nin sonuçlarına göre gerçekleştirilmişti.
Şeker Fabrikaları, Kâğıt Fabrikaları, Tütün İşleme Fabrikaları, Dokuma Fabrikaları, Maden İşleme Fabrikaları gibi yaygın ve büyük fabrikalar kuruldu.
3
Türkiye'de sanayileşme, bankaların kurulması ile daha da gelişmişti. sanayi sermayesinin gelişmesinde, bankacılığın gelişmesinin yararları olmuştu. devlet bankaları, daha sonra da özel bankalar kuruldu. sanayi ile bankacılık bir süre sonra birbiri ile ilişkilendi, hatta bütünleşti.
Türkiye'de sanayileşme, İkinci Dünya Savaşı sonrası, özellikle de 1950'den itibâren, Demokrat Parti hükümeti yıllarında yeni bir gelişme dönemi yaşadı, hem fabrikalar çoğaldı, hem de farklı sanayi alanlarında gelişmeler oldu.
"köyden kente göç" akımı ile, kentli nüfûs arttı ve kentlerdeki sanayi işletmeleri çoğaldı, sanayi işçilerinin sayısı arttı, bir süre sonra işçi sendikacılığı yaygınlaştı. 1946 Sendikacılık Hareketleri ardından, 1952'de Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türk-İş, kuruldu. sanayide, toplu sözleşme dönemi başladı, ücretli çalışma koşullarında değişiklikler oldu. 1963'de, CHP hükümeti sırasında, işçi hakları, grev ve lokavtlı toplu sözleşme hakları yasallaştırıldı, çalışma alanında reformlar yapıldı.
sanayileşme koşulları değişirken, sanayide yerleşmiş bir işçi ve teknisyen nüfûs oluştu, mühendisler yetiştirildi, sanayiciler de sanayi odalarında teşkilâtlandılar.
bu dönemde, "karma ekonomi"nin kurallarına göre bir sanayi politikası uygulanmıştı. bir yandan, devletin sanayi alanındaki faâliyetleri sürerken, bir yandan da özel sektör sanayiciliği yaygınlaştı, bir çok özel firma sanayi işletmeleri kurdu.
4
Türkiye'de sanayileşme, özellikle 1950'den itibâren, dış ekonomik ilişkilere bağlı olarak gelişmişti. Türkiye'nin bir ithalât ve ihracât hacmi vardı, bu hacimde değişiklikler oldu, bu değişiklikler de sanayi üretimine bağlı olarak gerçekleşmişti.
sanayi, gittikçe, dış ticâret ilişkileri ile bağlanmıştı. başka devletler ve başka ülkelerin özel sektör kurumları ile Türkiye'deki sanayi işletmeleri ve sanayi üretimi arasında ilişkiler gelişti, hatta bir karşılıklı bağımlılık dönemi yaşandı.
bir çok yeni sanayi işletmesi, dış kredi ve teşviklerle kurulmaya başlandı, uluslararası sanayi firmalarının Türkiye'de temsilcilikleri -acenteleri- kuruldu, Türkiye, büyük bir "pazar" olarak kabûl edilirken, Türkiye'de üretilen bazı sanayi ürünleri de başka ülkelere ihrâç edildi.
5
Türkiye'de sanayileşme, tarımın gelişmesiyle de bağlı olarak gerçekleşmişti. bir çok sanayi işletmesi, tarımsal üretime bağlıydı, tarım ürünlerinin işlendiği fabrikalar yaygınlaşmıştı. örneğin, tütün işleme fabrikaları, pamuk işleme fabrikaları, üzüm işleme -şarap ve rakı- fabrikaları, ayçiçeği ve mısır işleme -yağ- fabrikaları gibi fabrikalar çoğaldı, yaygınlaştı.
tarım üretiminin modernleştirilmesi ihtiyacı, tarımda makineleşme çabalarını getirdi. tarım birliklerinin ve kooperatiflerin yaygın olarak kurulması da, tarım üretiminin modernleşmesi yönünde yenilikler getirdi, ve tarımdaki gelişmeler sanayi alanına yansıdı, sanayi üretimi ile tarım üretimi aynı dönemlerde yenilendiler ve güçlendiler.
tarımın ve sanayinin 1923'den itibâren gelişmesinde, "karma ekonomi" modelinin uygulanmasının önemi vardı. devletin tarım ve sanayi faâliyetleri ile özel sektör faâliyetleri, birbirine uyumlu bir biçimde yıllarca sürmüştü. sanayinin yaygınlaşması da, tarımın makineleşmesi ve gelişmesi de, "karma ekonomi" modelinin uygulanması ile olanaklı idi.
2000'li yıllarda, sanayi üretiminin hem Türkiye'deki, hem de dünyadaki koşullarında bazı değişmeler oldu, ama, sanayi üretiminin esas özelliklerinde ciddî bir değişme yaşanmadı.
sanayi, yine tarım üretimine ve bankacılık faâliyetlerine bağlı, yine bir ithalât ve ihracât düzeni içinde sürüyor, bir "iç pazar"-"dış pazar" ilişkileri sistemi ile koşullanıyor. sanayide, özel firmaların ağırlığının artması da, dünya ekonomisi içinde Türkiye'nin yaşadığı tarihin bir sonucu. eskiye göre, dünya ekonomisine göre daha çok koşullanan bir sanayi var Türkiye'de.
SİNAN ÖNER
Türkiye, daha Osmanlı Devleti'nin son döneminde, Tanzimat reformlarının ardından sanayileşmeye başlamıştı. İzmir'de, Çukurova'da -Adana ve Mersin çevresinde-, Kocaeli'nde, İstanbul çevresinde, büyük atölyeler ve fabrikalar kurulmaya başlanmıştı. Osmanlı devletinin son yıllarında, Osmanlı sanayi işçileri sendikalar kurmaya başlamış, "Amele Birlikleri" kurulmuş, hatta bazı sanayi işçileri de, İştirakçi Hilmi'nin liderliğinde Osmanlı Sosyalist Fırkası'nda bir araya gelmişlerdi.
Osmanlı sanayisinde, daha çok dokuma sanayii, tütün işleme sanayii, maden işleme sanayii, gıda sanayii gibi sanayi alanlarında gelişmeler olmuştu. ama, Osmanlı devleti, önce Balkan Savaşı'na, sonra da Birinci Dünya Savaşı'na katılınca, Osmanlı sanayii de geri kaldı, hatta bir çok atölye ve fabrika savaş koşullarında zararlar gördü, çoğu da kapanmak zorunda kaldı.
ama, sonra, Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarında, ve sonra da, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilânı ardından, bir çok yeni atölye ve fabrika açıldı. halk, sanayide ve tarımda yenilikler yapılması için çaba harcadı.
2
Türkiye sanayii, 1923'de Cumhuriyet'in ilânı ardından, İkinci Dünya Savaşı yıllarına kadar, kısa bir sürede gelişti, Türkiye'nin her tarafında büyük atölyeler ve fabrikalar kuruldu. "devletçi ekonomi" döneminde, açılan atölyelerin ve fabrikaların çoğu, devletin himayesinde ve devletin sanayi teşkilâtlarının çabaları ile kuruldu. Türkiye'nin başlıca sanayi bölgeleri de, Osmanlı dönemindeki gelişmeleri sürdürecek biçimde oluşmuştu. İstanbul çevresi, Kocaeli, İzmir, Adana-Mersin çevresi, Eskişehir, Kayseri gibi sanayi bölgeleri oluşmuştu.
1923'de, İzmir İktisât Kongresi'nde halkın temsilcileri, Mustafa Kemal Paşa liderliğinde bir araya gelmişlerdi. İzmir İktisât Kongresi'nde alınan ekonomik kararlar, toplantıların sonuçları, sonraki ekonomik faâliyetleri tâyin etmişti, sanayileşme çabaları da, İzmir İktisât Kongresi'nin sonuçlarına göre gerçekleştirilmişti.
Şeker Fabrikaları, Kâğıt Fabrikaları, Tütün İşleme Fabrikaları, Dokuma Fabrikaları, Maden İşleme Fabrikaları gibi yaygın ve büyük fabrikalar kuruldu.
3
Türkiye'de sanayileşme, bankaların kurulması ile daha da gelişmişti. sanayi sermayesinin gelişmesinde, bankacılığın gelişmesinin yararları olmuştu. devlet bankaları, daha sonra da özel bankalar kuruldu. sanayi ile bankacılık bir süre sonra birbiri ile ilişkilendi, hatta bütünleşti.
Türkiye'de sanayileşme, İkinci Dünya Savaşı sonrası, özellikle de 1950'den itibâren, Demokrat Parti hükümeti yıllarında yeni bir gelişme dönemi yaşadı, hem fabrikalar çoğaldı, hem de farklı sanayi alanlarında gelişmeler oldu.
"köyden kente göç" akımı ile, kentli nüfûs arttı ve kentlerdeki sanayi işletmeleri çoğaldı, sanayi işçilerinin sayısı arttı, bir süre sonra işçi sendikacılığı yaygınlaştı. 1946 Sendikacılık Hareketleri ardından, 1952'de Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türk-İş, kuruldu. sanayide, toplu sözleşme dönemi başladı, ücretli çalışma koşullarında değişiklikler oldu. 1963'de, CHP hükümeti sırasında, işçi hakları, grev ve lokavtlı toplu sözleşme hakları yasallaştırıldı, çalışma alanında reformlar yapıldı.
sanayileşme koşulları değişirken, sanayide yerleşmiş bir işçi ve teknisyen nüfûs oluştu, mühendisler yetiştirildi, sanayiciler de sanayi odalarında teşkilâtlandılar.
bu dönemde, "karma ekonomi"nin kurallarına göre bir sanayi politikası uygulanmıştı. bir yandan, devletin sanayi alanındaki faâliyetleri sürerken, bir yandan da özel sektör sanayiciliği yaygınlaştı, bir çok özel firma sanayi işletmeleri kurdu.
4
Türkiye'de sanayileşme, özellikle 1950'den itibâren, dış ekonomik ilişkilere bağlı olarak gelişmişti. Türkiye'nin bir ithalât ve ihracât hacmi vardı, bu hacimde değişiklikler oldu, bu değişiklikler de sanayi üretimine bağlı olarak gerçekleşmişti.
sanayi, gittikçe, dış ticâret ilişkileri ile bağlanmıştı. başka devletler ve başka ülkelerin özel sektör kurumları ile Türkiye'deki sanayi işletmeleri ve sanayi üretimi arasında ilişkiler gelişti, hatta bir karşılıklı bağımlılık dönemi yaşandı.
bir çok yeni sanayi işletmesi, dış kredi ve teşviklerle kurulmaya başlandı, uluslararası sanayi firmalarının Türkiye'de temsilcilikleri -acenteleri- kuruldu, Türkiye, büyük bir "pazar" olarak kabûl edilirken, Türkiye'de üretilen bazı sanayi ürünleri de başka ülkelere ihrâç edildi.
5
Türkiye'de sanayileşme, tarımın gelişmesiyle de bağlı olarak gerçekleşmişti. bir çok sanayi işletmesi, tarımsal üretime bağlıydı, tarım ürünlerinin işlendiği fabrikalar yaygınlaşmıştı. örneğin, tütün işleme fabrikaları, pamuk işleme fabrikaları, üzüm işleme -şarap ve rakı- fabrikaları, ayçiçeği ve mısır işleme -yağ- fabrikaları gibi fabrikalar çoğaldı, yaygınlaştı.
tarım üretiminin modernleştirilmesi ihtiyacı, tarımda makineleşme çabalarını getirdi. tarım birliklerinin ve kooperatiflerin yaygın olarak kurulması da, tarım üretiminin modernleşmesi yönünde yenilikler getirdi, ve tarımdaki gelişmeler sanayi alanına yansıdı, sanayi üretimi ile tarım üretimi aynı dönemlerde yenilendiler ve güçlendiler.
tarımın ve sanayinin 1923'den itibâren gelişmesinde, "karma ekonomi" modelinin uygulanmasının önemi vardı. devletin tarım ve sanayi faâliyetleri ile özel sektör faâliyetleri, birbirine uyumlu bir biçimde yıllarca sürmüştü. sanayinin yaygınlaşması da, tarımın makineleşmesi ve gelişmesi de, "karma ekonomi" modelinin uygulanması ile olanaklı idi.
2000'li yıllarda, sanayi üretiminin hem Türkiye'deki, hem de dünyadaki koşullarında bazı değişmeler oldu, ama, sanayi üretiminin esas özelliklerinde ciddî bir değişme yaşanmadı.
sanayi, yine tarım üretimine ve bankacılık faâliyetlerine bağlı, yine bir ithalât ve ihracât düzeni içinde sürüyor, bir "iç pazar"-"dış pazar" ilişkileri sistemi ile koşullanıyor. sanayide, özel firmaların ağırlığının artması da, dünya ekonomisi içinde Türkiye'nin yaşadığı tarihin bir sonucu. eskiye göre, dünya ekonomisine göre daha çok koşullanan bir sanayi var Türkiye'de.
SİNAN ÖNER